Skolyoz Nedir?

Skolyoz Nedir?

İnsan omurgası yandan bakıldığında hafif s şeklindedir. Önden ve arkadan baktığımızda bu durum düz bir hat görünümündedir. Skolyoz da ise sağa yada sola normalden farklı olarak eğilen omurgaya ise skolyoz denir.

Kişiye skolyoz hastası diyebilmemiz için %10 dan fazla bir omurgada eğim olması gerekir. Skolyoz sadece görüntü olarak değil göğüs ve sırt ağrılarına neden olur.

Skolyoz teşhisi koymak için röntgen çekilmesi yeterlidir. Skolyoz bebekken yada çocukken tanı konulmayabilir. Eğer fazla derece de eğim yoksa tabi. Ergenlik ve yaşlılıkla beraber eğilme artar ve önlenemez bir hale gelir.  Yaş arttıkça eğim artar ve sıkıntılar katlanır.

Kişi ayakta durduğunda

  • Skolyoz gözle görülebilir ve bunu çocuğun ailesi veya yakınları fark edebilir.
  • Rutin bir muayene sırasında çocuk hastalıkları uzmanı veya aile hekimi,
  • Antrenör veya beden eğitimi öğretmeni,
  • Ebeveynler,
  • Çocuğun kendisi,
  • Diğer aile bireyleri veya arkadaşları,
  • Başka bir sebeple çekilen röntgen filmini gören hekim, çocukta skolyoz varlığını tespit edebilir.

Eğilme Testi Ne İşe Yarar?

Omurgada bir eğrilik ortaya çıktığında ve omurga döndüğünde, göğüs kafesi veya belde bir asimetri oluşur. Dönme miktarını (açı olarak) ölçmek için bir skolyometre kullanılır. Gövde dönüşü (rotasyon) bel – sırt düzeyindeki öne eğilme ile ölçülmekte olup, skolyozun ciddiyetinin bir yansımasıdır. 5-7 dereceden daha fazla rotasyonun varlığı, skolyoz olabileceğini akla getirir.

Skolyoz kız çocuklarında daha fazla görülür.

Türk toplumunda nüfusun %2-4 arasında skolyoz bulunur..Bu oran kız çocuklarında erkeklere göre daha fazladır.

  • İdiopatik skolyoz: Skolyozun en çok görülen şekli “idiopatik”tir. Genetik etmenlerin rol alabileceği düşünülen bu skolyoz halen nedeni bilinmediği için “idiopatik” (sebebi bilinmeyen) olarak adlandırılır. İdiopatik skolyozun, ergenlerin yüzde 2 ile 3’ünde var olduğu düşünülür. Bu grubun 500’ünden birinde aktif tedavi gerekir. 5 bin skolyozlu kişinin birinde, eğrilik cerrahi yöntem gerektirecek dereceye kadar ilerler. Küçük dereceli skolyozlarda kız ve erkek çocuklar eşit oranda etkilenirken, ilerleyici eğrilik gelişme olasılığı erkeklere kıyasla kızlarda 8 kat daha fazladır.
  • Nöromusküler skolyoz: En yaygın görülen ikinci skolyoz “nöromusküler”dir. Bu skolyoz türünün altında yatan bir sinir-kas hastalığı olabilir. Sinir hastalıkları beyin veya omurilikten kaynaklanabilir. Örneğin; çocuk felci, serebral palsi (beyin felci), meningomyelosel, travmaya bağlı omurilik yaralanması ve felç olan çocuk hastalar. Kas hastalıkları, çocukluktan itibaren veya daha geç ortaya çıkabilen hastalıklar da bu duruma örnektir.
  • Konjenital skolyoz: Üçüncü sıklıkla görülen skolyoz türüdür. Çocuğun anne rahminde gelişimi sırasında meydana gelen omurga anomalilerine bağlı olarak ortaya çıkar. Doğuştan başladığı için genellikle ilerleme özelliği var.

Çocuklukta keşfedilen skolyozlar daha fazla ilerler 10 yaş bunun için önemli bir noktadır.

Skolyozun Tedavisi

Cerrahi tedavi yöntemi olan “füzyon” ile omurga büyümesi durdurulabilir. Gelişim çağındaki çocuklarda omurganın kısa kalmasını engellemek için “omurganın sabitlenmesi, hareketin yok edilmesi ve büyümenin durdurulması” diye tanımlanan füzyon işlemine her zaman başvurulmaz. Çünkü bazı problemlere yol açabilir. Bu cerrahi müdahale; çocuklarda 5 yaşın altında yapılırsa omurilik kanalının dar kalmasına, 8 yaşın altında yapılırsa akciğer gelişiminin bozulmasına, 10 yaşın altında yapılırsa göğüs kafesinin gelişiminin bozulmasına neden olabilir. Göğüs kafesi yeterince büyüyemez ise akciğer solunumuyla ilgili sorunlar ortaya çıkabilir. Özellikle 10 yaş altında uygulanacak füzyon işlemi gövdenin kısa kalmasına neden olabilir. Bazı durumda ise “kısa ve düzgün bir omurga, uzun ve eğri bir omurgaya” tercih edilir ve erken dönemde kaçınılmaz olarak füzyon işlemi uygulanabilir. Bu gibi durumlarda (Örn: Doğumsal skolyoz ve hemivertebra varlığında) çok kısa bir omurga bölgesine füzyon uygulaması yaparak, uzun ve zahmetli büyüyen çubuklar yerine “kısa füzyon” tercih edilebilir. Bu durumda füzyon ancak kısıtlı bir alana yapılacağı için omurga ve göğüs kafesi büyümesini ciddi etkileyemeyebilir. Bazı istisnai durumlarda ise “hibrid” enstrümentasyon sistemleri uygulanabilir. Geçmişte erken başlayan skolyozda sırta füzyon uygulamadan kullanılan çubuklar yerleştirilir ve bu çubuklar adeta içeriden bir korse görevi görerek eğriliği kontrol altında tutarlardı. Ancak eğriliğin sürekli olarak kontrol edilmesi ve çocuğun bu bölgenin uzaması için bu çubuklar 6 ayda bir tekrarlayan ameliyatlarla uzatılırdı. Günümüzde ise manyetik rodlar kullanılmakta ve bu rodlar 2-3 ayda bir poliklinik şartlarında, uzaktan kumanda ile ameliyatsız ve ağrısız bir şekilde uzatılmaktadır.

Doktora soru sor

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir